• Künye   • Bize Ulaşın  • Sık Sık Kullanılanlara ekle  •  Üyelik  • Anasayfam Yap  • Arşiv  • Rss  • Sitene Ekle
07 Ocak 2009 Çarşamba 
10:55 Kerbela faciasından Gazze şehitlerine - 10:04 Gürses'e 'öldürüleceksin' dedi kendi öldürüldü - 09:49 Baydemir'den tuhaf sözler - 09:47 Ukrayna gazı tamamen kesildi - 09:37 Türkiye'nin yardım eli Gazze'de - 23:53 Acil yapılması gerekeni söyledi - 19:15 İsrail, BM Okulunu bombaladı: 40 ölü - 14:47 Erdoğan'dan İsrail'e; Osmanlı torunlarıyız - 14:46 İlk işaret: Dilleri çözüldü konuşacaklar - 14:40 Ateşkesi Hamas mı, İsrail mi bozdu? -

BAŞKA KÜRE YOK!


'Beni ilgilendirmez' diyorsanız; hatırlatırız:

Küresel Isınma Nedir? Küresel Isınma Neden Oluyor?,Sonuç Ne Olur? Kyoto Protokolü gibi sorulara ...
Haber tarihi:23.07.2008

Var aslında, ilkokulda bize yanlış hatırlamıyorsam 8 küre daha olduğunu söylemişlerdi ki, bilim adamları o günden bu yana her geçen gün yeni küreler de buldu. Bununla beraber ne bize ilkokulda öğrettikleri, ne de sonradan buldukları kürelerde^ canlı belirtisine rastlanmadı. Bir kısmımız, kainatın sadece bizim yaşamamız için çok büyük olduğunu düşünsek ve daha İCuçük bir kısmımız dünya dışı vatlıklarla karşılaştığımızı iddia etsek de, dünya dışında her hangi bir yerde, en azından bizim bildiğimiz anlamda bir canlı izinin varlığı bilim dünyasında kanıtİlamadı henüz. Bu durumda da; evet, başka küre yok, en azından şimdilik... Hal böyle olunca, kürenin başına gelen her şey aslında bizim başımıza gelmiş sayılır.

Son yıllarda, bilim adamları, çevreciler ve bazı politikacıların ısrarla üzerinde durdukları bir konuydu küresel ısınma. Ne yazık ki çoğumuz önemsemedik. Kuzey kutbundaki buzulların-erimeğe başladığı söyleniyordu ki, orası

çooooook uzaktı bize. Tamam, bir kutup ayısının 4 koca ayağını minicik bir buz parçası üstüne sığdırmak zorunda kaldığını gösteren o ünlü fotoğraf son derece acıklı geldi bazılarımıza ama, üzerinde fazlaca durmadık. Ta ki, kar bir yana, doğru dürüst yağmurun bile yağmadığı bir kış geçirene kadar. Hele de Haziran ayı gelip, meteorolojim "mevsim normalleri üzerinde"dj^^amser bir dille ifade ettiği sıcaklar bastırınca... Birden dehşete düşerek fark ettik ki, bu sıcaklar bu gün bize mevsim noFmaHeri üzerinde gibi gej^feilir ama ne yazık ki artık "mevsimin normali" budur. Şimdi İstanbul'unlTsıltı gazeteleri, çoğunun gerçeklik payı yüksek haberler veriyor; baraj göllerinin, dere yataklarının kuruduğundan, su kesintisinin 23 Temmuz'un beklendiğinden söz ediyor...

Küresel Isınma Nedir?

Yıllardır, insanların onca eziyetine rağmen direnen yerküre ne oldu da ısınıverdi birden? Bunu anlamak için öncelikle küresel ısınmanın ne olduğuna bir bakmak lazım. Küresel ısınmayı dünya atmosferi ve okyanusların ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış olarak tanımlamak mümkün. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır. Dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yy'da 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu yönündedir. Yani yeryüzünün ısısı sürekli olarak artmaktadır ve son 50 yılda da bu artış hızlanmıştır.

Küresel Isınma Neden Oluyor?

Bilim çevrelerindeki yaygın kanaat, küresel ısınmaya neden olan şeyin atmosferdeki bazı gazların bir tür perde etkisi yaparak, yeryüzünün güneşten aldığı ısıyı geri yansıtmasını engellemesi, yani "sera etkisi" olduğudur. Güneş ışınları yeryüzüne düştüğü gibi, yeryüzü aynı miktarda enerjiyi uzaya geri yansıtmaktadır. Kızılötesi ışınlar atmosfer içinden geçer. Atmosferde yer alan ve çeşitli molekül kümelerinden oluşan koruyucu katman karbondioksit gazını da içermektedir. Bu katman uzaya doğru yansıyan radyasyonu bir süre tutarak, yeryüzünün ısınmasına neden olur. Bir diğer deyişle atmosferdeki karbondioksit tabakası ısının yükselmesini engelleyen bir perde oluşturur.

Sonuç Ne Olur?

Dünyanın bazı Bölgeleri küresel ısınmanın somut sonuçlarını yaşarken; kuraklıktan, açlıktan, susuzluktan, hatta haritadan silinecek ülkelerden söz ediliyor.Türkiye gibi nispeten şanslı bir coğrafyada yaşadığımız için olsa gerek, bu tür sıkıntıların bizden çok uzak

olduğunu düşünüyoruz ancak durum pek de öyle değil gibi. 2007 yılı şubat ayında Paris'te yapılan Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişiklikleri PaneJi'nde açıklanan Küresel Isınma Raporu bir felaket tablosu çiziyor aslında. Açlık, susuzluk, göçler, deniz seviyelerinde yükselme, yiyecek stoklarının tükenmesi, pek çok canlı türünün yok olması ya da sayılarının önemli ölçüde azalması, okyanusların çölleşmesi gibi ürkütücü senaryolardan bahsediyor bu rapor.

Kyoto Protokolü

1997 yılında Japonya'nın Kyoto şehrinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında imzalanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü,

küresel ısınmadaki hızlı artışı yavaşlatmak amacıyla, imzalayan ülkeler açısından bazı sorumluluk ve kısıtlamalar getiriyor. Sera etkisi yapan gazların atmosfere salınımını azaltmak amacıyla yeni düzenlemeler yapan protokol, umut verici bir çalışma gibi görünse de, bu tür gazları yoğİpŞ biçimde üreten bazı gelişmiş ülkelerin protokole karşı tutumları, imzalayan ülkeler açısındş.rj^şıkıntı yaratıyor. Çevre ^Üetiminde çoljetkin prensipler olan "Kirleten Temizler" ve "Kirleten Öder" prensiplerinÇküresel ısınma J^onusunda da devreye sokmayı amaçlayan protokol, küresel ısınmada en büyük paya sahip ülkelerin karşı çıkışları yüzünden anlamını yitirmek üzere. Yani her zaman olduğu gibi, gücü elinde bulunduran kirletiyor, temizlemek ve kirliligm bedelini ödemek de diğerlerine kalıyor.

Bazıları sıcak sever...

Eylül 1979

Eylül 2003

İşin asıl ilginç yanı, bazı ülkelerin küresel ısınmadan dolayı endişeye kapılmak bir yana, tam tersine memnuniyet duymaları. Küresel »sınma sonucu erimeye başlayan buzullar bu güne kadar geçilnfz%>lân denizyollarını

ve kara parçalarını ulaşıma açıyor. Bu durum Kuzey yarımkürenin bazı gelişmiş ülkeleri için olumlu sonuçlar veriyor. Bazı ülkeler, -50°'ye kadar düşebilen hava sıcaklıkları nedeniyle kullanamadıkları milyonlarca km2 alanı kullanmaya başlıyor yavaş yavaş. Altın, gümüş, petrol, doğal gaz, kurşun, elmas, çinko gibi yer altı zenginliklerinin de bulunduğu bu bölgeler, son derece önemli bir gelir kaynağı oluşturabilecek durumda. Ayrıca eriyen buzullar sayesinde bazı deniz geçitlerinde su seviyesinin yükselmesi daha büyük tonajlı gemilerin geçişine izin vererek, deniz ticaret ve ulaşımını da canlandıracak. Bunları bir tür komplo teorisi olarak görmek de mümkün değil zira, sözünü ettiğimiz ülkeler ve çeşitli alanlarda yatırım yapan firmalar, küresel ısınmayı da paraya çevirmek için gerekli yatırımları yapmaya başladılar bile.

Bize Düşen Ne?

Dünyamızın böylesi bir felaketle yüz yüze gelmesinde az ya da çok hepimizin sorumluluğu olduğu kesin. Evet, ne bireyler olarak biz, ne de -» y ülkemiz küresel ısınmanın baş müsebbipleri olan gelişmiş ülkeler, dev sanayiciler, ||||ömoDil üreticileri, petrol şirketleri, nükleer enerji tutkunları kadar sorumluluk taşımıyoruz bu durumdan ama onların ürettiklerini gücümüzün sonkırıntılarına kadar kullap) tüketerek bu çılgınlığa ça^CtöSyoruz. Sağa sola yağdırdığı bombaların, sadece düştüğü yerdeki hayatı bitirmekle kalmayıp, yıllar sonrasına da izRprbırakmasına aldırmayanlar kadar günahkar değM!? de, naklen savaş yakınlarını cips veljya' eşliğinde seyretme duyarsızlığını gösteriyoruz.

İnsanoğlu Ifepeyi paraya çevirme zaafını yenemezse, onu çok daha karanük günlerin beklediği kesin. Şimdi bize düşen-hic değilse yakın geleceği kurtarmak için, hem üretim süreçleriyle dünyanın yaşanmaz hale gelmesine sebep olan ürünlerin, özellikle de enerjinin tüketiminde, hem de başta su olmak üzere doğal kaynakların kullanımında özenli davranmak.

Başak Hayat

Yorumlar
Henüz hiç yorum yok.
Sizin yorumunuz:

Diğer haberler
 • 10:55 Kerbela faciasından Gazze şehitlerine
 • 10:04 Gürses'e 'öldürüleceksin' dedi kendi öldürüldü
 • 09:49 Baydemir'den tuhaf sözler
 • 09:47 Ukrayna gazı tamamen kesildi
 • 09:37 Türkiye'nin yardım eli Gazze'de
 • 23:53 Acil yapılması gerekeni söyledi
 • 19:15 İsrail, BM Okulunu bombaladı: 40 ölü
 • 14:47 Erdoğan'dan İsrail'e; Osmanlı torunlarıyız
 • 14:46 İlk işaret: Dilleri çözüldü konuşacaklar
 • 14:40 Ateşkesi Hamas mı, İsrail mi bozdu?
 • 14:25 Dünyaya ayağa kalkma çağrısında bulundu
 • 12:51 Türkiye Musevilerinden İsrail'e çağrı
 • 12:50 Potada bugün İsrail'e tepki var !
 • 12:29 Başbakanlık'ta sürpriz ayrılık
 • 10:11 İsrail tankları bebekleri vuruyor
 • 10:01 İsrail kendi askerini vurdu: 3 ölü, 24 yaralı
 • 10:01 Polislere zam müjdesi: İşte rakam...
 • 10:01 Suudi gazeteci Erdoğan'ı kızdırdı
 • 01:22 70 bin öğrenci İsrail'le savaşma kuyruğunda
 • 01:09 Sicil affı bekleyenlere müjde!
 
  Güncel Haberler

  İlgili Diğer Haberler


Web sitemizde yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Haber Pusula haber yorum içeriklerini benimsememektedir.
Yorumlardan www.haberpusula.com sorumlu tutulamaz.

Powered by Dizaynist
 
Milliyet Gazetesi Milliyet GazetesiMilliyet Gazetesi Hürriyet Gazetesi Zaman Gazetesi Yeni Şafak Gazatesi Vatan Gazetesi Türkiye Gazetesi Radikal Gazetesi Posta GazetesiTakvim Gazetesi Vakit GazetesiTerciuman Gazetesi Milliyet Gazetesi Tüm Gazeteler